Ardıl Çeviri

ardil-ceviri

Tercüme geçmişten günümüze hayatımızın bir parçası olmayı başarmış ve hem yazılı hem de sözlü çeviri kültürel paylaşım ve iletişimde önemli bir rol oynamıştır. Sözlü çeviri genellikle bir kabin içerisinde çeşitli ekipmanlarla gerçekleştirilmektedir. Sözlü çevirinin bir diğer yöntemi ise ardıl çeviri yöntemidir. İsminden de anlaşılmakta olduğu gibi esas konuşmacının ardından tercümanın dinlediklerini diğer insanlara aktarmasıyla gerçekleşmektedir. Genellikle sözlü çeviride kulaklık, mikrofon gibi ekipmanlar kullanılırken ardıl çeviride bu ekipmanlar kullanılmaz. Çevirmen konuşmacının sözlerini dinleyip hedef dile aktardıktan sonra konuşmayı dinleyicilere de aktararak tercümeyi gerçekleştirir. Diğer ekipmanlar bulunmadığı için tercüman tüm dikkatini konuşmacıya vererek tüm bilgileri eksiksiz almalı çevirmeli ve dinleyicilere olduğu gibi saptırmadan aktarmalıdır. Bu konu oldukça dikkat ve özen gerektirmektedir.

Ardıl çeviri genellikle çok kısa ve gizli toplantılarda ve resmi görüşmelerde kullanılmaktadır. Bunun yanı sıra günümüzde çoğunlukla televizyon programlarına davet edilen yabancı konuklarla beraber de tercümanlar gelerek bu teknikle çeviri yapmaktadırlar. Bu çeviri yöntemi yazılı çeviriye oranla daha fazla özen, dikkat ve bilgi gerektirmektedir. Tercüman çevirisini yapmakta olduğu dile tam anlamda hâkim olmalı ve en az anadil seviyesinde bilmelidir. Yazılı çeviri yapılırken çeviri bittikten sonra başa dönüp kontrol etme, hataları düzeltme, cümle yapısını değiştirme gibi imkânlar bulunurken sözlü çeviride hata düzeltmek ya da başa dönüp kontrol etmek söz konusu bile değildir. Bu sebeple sözlü çeviri yapılırken daha fazla özen ve dile hâkimiyet gerekmektedir. Anlık olarak yapılacak hatalar tüm konuşmanın yanlış aktarılmasına ve bundan dolayı anlam karmaşaları ya da karışıklıklar çıkmasına sebebiyet verebilir. Konuşmacı özenle dinlenmeli ve ardından yorum eklenmeden yahut herhangi bir eksik ya da fazla çeviri eklenmeden dinleyicilere aktarılmalıdır.

Sözlü tercüme yapacak kişiler nitelikli tercümanlar olmalıdır. Tercümanlar öncelikle kaynak dile anadil seviyesinde hâkim olmalıdır ve aynı zamanda da iyi bir dinleyici olmayı başarabilmelidir. Konuşmacının sözlerini eksiksiz takip edebilmeli bunu aklında tutarak eksiksiz bir biçimde dinleyiciye aktararak ardıl çeviri yapmayı başarabilmesi gerekmektedir. Dinleme, konuşma ve telaffuz eksikleri bulunan bir tercümanın yapmış olduğu çeviri katılımcıların birbirlerini yanlış anlamalarına ve istenmeyen, hoş olmayan sonuçların doğmasına sebebiyet verebilir. Bu bakımdan ardıl tercüme yapacak olan tercümanların nitelikli kişiler olması gerekmektedir. Böyle bir görev verilmeden önce tercümanın bilgi birikimi ve konuda yeterli hâkimiyete sahip olup olmadığı ölçülmelidir. Televizyondaki eğlence programlarında ufak yanlış anlaşılmalar hoş karşılanabilse ya da büyük sorunlar teşkil etmese de resmi görüşmeler ya da gizli kalması gereken görüşmelerde kullanılacak olan tercümanlar nitelikli ve güvenilir kişiler olmalıdır. Sözlü çeviri yapacak olan kişi dile, telaffuza, kültüre ve kelimelere hâkim olmalıdır. Aksi takdirde istenmeyen sonuçlar doğabileceği gibi her iki tarafı da zor durumda bırakabilir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir